teemmül

سَيَتَّخِذُ قَرَارَهُ بَعْدَ التَّأَمُّلِ فِي الْمَوْضُوعِ.

Konuyu teemmül ettikten sonra kararını verecek.

مِنَ الضَّرُورِيِّ التَّفَكُّرُ بِعُمْقٍ فِي هَذِهِ الْمَسْأَلَةِ.

Bu meseleyi derinlemesine teemmül etmek gerekiyor.

يُمْكِنُنَا الْوُصُولُ إِلَى نَتَائِجَ صَحِيحَةٍ مِنْ خِلَالِ التَّدَبُّرِ فِي الْأَحْدَاثِ.

Olayları teemmül ederek doğru sonuçlara ulaşabiliriz.

İlişkili Kelimeler