tefavüt

هُنَاكَ اخْتِلَافٌ كَبِيرٌ بَيْنَ الْمُنْتِجَيْنِ.

İki ürün arasında büyük bir tefavüt var.

فَرْق — فُرُوق

مِنَ الطَّبِيعِيِّ أَنْ يَكُونَ هُنَاكَ فَرْقٌ بَيْنَ الْأَسْعَارِ.

Fiyatlar arasında tefavüt olması normaldir.

مِنَ الْوَاضِحِ أَنَّ هُنَاكَ تَبَايُنًا فِي وِجْهَاتِ النَّظَرِ.

Görüşler arasında tefavüt olduğu açıkça görülüyor.

İlişkili Kelimeler