انغمست في التأمل وأنا جالس على شاطئ البحر وفكرت في الحياة.
Deniz kenarında otururken tefekküre daldım ve hayatı düşündüm.
انغمست في التأمل وأنا جالس على شاطئ البحر وفكرت في الحياة.
Deniz kenarında otururken tefekküre daldım ve hayatı düşündüm.
أحيانا يكون الغرق في التفكير هو الأفضل لحل المشكلات.
Sorunları çözmek için tefekküre dalmak bazen en iyisidir.
أحاول الاسترخاء بالاستغراق في التدبر أثناء الاستماع إلى الموسيقى.
Müzik dinlerken tefekküre dalarak rahatlamaya çalışıyorum.