teferruat

يَجِبُ عَلَيْكَ حُضُورُ الِاجْتِمَاعِ لِمَعْرِفَةِ تَفَاصِيلِ الْمَشْرُوعِ.

Projenin teferruatlarını öğrenmek için toplantıya katılmalısın.

مِنَ الضَّرُورِيِّ الِاهْتِمَامُ بِجُزْئِيَّاتِ هَذَا الْعَمَلِ.

Bu işin teferruatlarıyla ilgilenmek gerekiyor.

لَا أُرِيدُ التَّفَاصِيلَ الدَّقِيقَةَ، أُرِيدُ الْخُلَاصَةَ فَقَطْ.

Teferruatı istemiyorum, sadece özeti istiyorum.

İlişkili Kelimeler