فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، مِنَ الْأَفْضَلِ تَجَاهُلُ بَعْضِ الْأُمُورِ.
Bazen bazı şeylere karşı tegafül etmek en iyisidir.
فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، مِنَ الْأَفْضَلِ تَجَاهُلُ بَعْضِ الْأُمُورِ.
Bazen bazı şeylere karşı tegafül etmek en iyisidir.
يَجِبُ أَلَّا نَتَغَاضَى عَنْ أَخْطَائِهِمْ.
Hatalarına tegafül etmemeliyiz.
تَغَافَلَ عَنِ الْحَادِثِ بِتَجَاهُلِهِ.
Olayı görmezden gelerek tegafül etti.