كَانَتْ جَدَّتِي تُفَضِّلُنِي عَلَى جَمِيعِ أَحْفَادِهَا، وَكَانَتْ دَائِمًا تَشْتَرِي لِي الْهَدَايَا.
Anneannem, torunları arasında beni tek geçerdi, her zaman bana hediyeler alırdı.
كَانَتْ جَدَّتِي تُفَضِّلُنِي عَلَى جَمِيعِ أَحْفَادِهَا، وَكَانَتْ دَائِمًا تَشْتَرِي لِي الْهَدَايَا.
Anneannem, torunları arasında beni tek geçerdi, her zaman bana hediyeler alırdı.
دَائِمًا مَا يُعْطِي الْمُدِيرُ الْأَوْلَوِيَّةَ لِأَقَارِبِهِ فِي التَّرْقِيَةِ.
Patron, terfi konusunda her zaman kendi akrabalarını tek geçer.
يَعْتَبِرُ الْمُشَجِّعُونَ مِيسِّي أَفْضَلَ لَاعِبِ كُرَةِ قَدَمٍ عَلَى الْإِطْلَاقِ.
Taraftarlar, Messi'yi tüm zamanların en iyi futbolcusu olarak tek geçerler.