tek taraflı

هَذَا لَيْسَ اتِّفَاقًا مِنْ طَرَفٍ وَاحِدٍ، بَلْ هُوَ اتِّفَاقٌ يَعُودُ بِالنَّفْعِ عَلَى كِلَا الطَّرَفَيْنِ.

Bu tek taraflı bir anlaşma değil, her iki tarafın da faydasına olan bir anlaşmadır.

فِي الْعَلَاقَاتِ الدَّوْلِيَّةِ، الْقَرَارَاتُ الْأُحَادِيَّةُ الْجَانِبِ غَالِبًا مَا تُؤَدِّي إِلَى مَشَاكِلَ.

Uluslararası ilişkilerde tek taraflı kararlar genellikle sorunlara yol açar.

هَذِهِ الْعَلَاقَةُ غَيْرُ مُتَوَازِنَةٍ لِلْغَايَةِ، أَنَا أُعْطِي بِاسْتِمْرَارٍ وَلَكِنْ لَا أَحْصُلُ عَلَى أَيِّ شَيْءٍ فِي الْمُقَابِلِ.

Bu ilişki çok tek taraflı, ben sürekli veriyorum ama hiçbir şey geri almıyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler