tekâlif

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يُعَانُونَ تَحْتَ وَطْأَةِ الضَّرَائِبِ الْبَاهِظَةِ.

Eski zamanlarda halk, ağır tekâlif altında eziliyordu.

سَيَجْلِبُ هَذَا الْمَشْرُوعُ أَعْبَاءً كَبِيرَةً عَلَى الشَّرِكَةِ.

Bu proje, şirket için büyük tekâlif getirecek.

İlişkili Kelimeler