tekiden

أَكَّدَ الْمُدِيرُ عَلَى الْمَوْضُوعِ بِإِصْرَارٍ فِي الِاجْتِمَاعِ.

Müdür, toplantıda konuyu tekiden vurguladı.

قَالَ الْمُعَلِّمُ لِلطُّلَّابِ بِتَأْكِيدٍ أَنْ يَقُومُوا بِوَاجِبَاتِهِمْ.

Öğretmen, öğrencilere ödevlerini yapmalarını tekiden söyledi.

Eşdizimler