teklif

عَرْض — عُرُوض

قَدَّمَ لِي صَدِيقِي عَرْضًا لِلْعَمَلِ مَعَهُ فِي مَطْعَمِهِ الْجَدِيدِ فَقَبِلْتُهُ.

Arkadaşım bana yeni restoranında birlikte çalışmak için bir teklif sundu, ben de kabul ettim.

فِي الِاجْتِمَاعِ، تَمَّ تَقْدِيمُ وَمُنَاقَشَةُ الْعَدِيدِ مِنَ الِاقْتِرَاحَاتِ لِحَلِّ الْمُشْكِلَةِ.

Toplantıda, sorunun çözümü için çeşitli teklifler sunuldu ve tartışıldı.

رَفَضَ الْمَجْلِسُ الْبَلَدِيُّ الْمُقْتَرَحَ الْمُقَدَّمَ لِتَطْوِيرِ الْحَدَائِقِ الْعَامَّةِ فِي الْمَدِينَةِ.

Belediye meclisi, şehirdeki parkları geliştirmek için sunulan teklifi reddetti.

Ayrıca: عَرْضُ زَوَاجٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler