يَسْتَعْمِلُ الْمُهَنْدِسُ تِقْنِيَّةً جَدِيدَةً فِي الْمَصْنَعِ لِيَعْمَلَ أَسْرَعَ وَأَسْهَلَ.
Mühendis fabrikada daha hızlı ve kolay çalışmak için yeni bir teknik kullanıyor.
يَسْتَعْمِلُ الْمُهَنْدِسُ تِقْنِيَّةً جَدِيدَةً فِي الْمَصْنَعِ لِيَعْمَلَ أَسْرَعَ وَأَسْهَلَ.
Mühendis fabrikada daha hızlı ve kolay çalışmak için yeni bir teknik kullanıyor.
هَذِهِ مُشْكِلَةٌ تِقْنِيَّةٌ، يَجِبُ عَلَى الْمُهَنْدِسِينَ حَلُّهَا.
Bu teknik bir sorundur, mühendislerin çözmesi gerekiyor.
أَخِي مُهَنْدِسٌ، وَعِنْدَمَا تَتَعَطَّلُ السَّيَّارَةُ يُصْلِحُهَا بِنَفْسِهِ لِأَنَّ عِنْدَهُ خِبْرَةً فَنِّيَّةً.
Kardeşim mühendis ve araba bozulunca teknik bilgisi olduğu için onu kendisi tamir ediyor.
فَنِّيَّة، هَنْدَسِيَّة، هَنْدَسِيّ، تَقَانَة