نَشَرَتِ الْجَرِيدَةُ تَكْذِيبًا لِلْخَبَرِ الَّذِي ظَهَرَ.
Gazete, çıkan haberle ilgili bir tekzip yayınladı.
نَشَرَتِ الْجَرِيدَةُ تَكْذِيبًا لِلْخَبَرِ الَّذِي ظَهَرَ.
Gazete, çıkan haberle ilgili bir tekzip yayınladı.
نَفَتِ الشَّرِكَةُ الِادِّعَاءَاتِ بِلُغَةٍ قَاطِعَةٍ.
Şirket, iddiaları kesin bir dille tekzip etti.
قَالَ الْمُحَامِي إِنَّ مُوَكِّلَهُ يُنْكِرُ التُّهَمَ الْمُوَجَّهَةَ إِلَيْهِ.
Avukat, müvekkilinin suçlamaları tekzip ettiğini söyledi.