tel

سِلْك — أَسْلَاك

اِشْتَرَى أَبِي سِلْكًا طَوِيلًا مِنَ الْمَتْجَرِ لِيُعَلِّقَ الْمِصْبَاحَ فِي حَدِيقَةِ بَيْتِنَا.

Babam evimizin bahçesine lamba asmak için mağazadan uzun bir tel aldı.

وَتَر — أَوْتَار

قَطَعَ الْوَلَدُ وَتَرًا مِنْ جِيتَارِهِ الْقَدِيمِ، فَاشْتَرَى وَتَرًا جَدِيدًا مِنَ الْمَحَلِّ.

Çocuk eski gitarının bir telini kopardı, bu yüzden dükkândan yeni bir tel aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler