tellal

قَدَّمَ السِّمْسَارُ الْعَقَارِيُّ مَيِّزَاتِ وَأَسْعَارَ الشُّقَقِ الْجَدِيدَةِ لِلْمُشْتَرِينَ الْمُحْتَمَلِينَ.

Emlak tellalı, yeni dairelerin özelliklerini ve fiyatlarını potansiyel alıcılara tanıttı.

مُنَادٍ — مُنَادُون

صَرَخَ الْمُنَادِي بِصَوْتٍ عَالٍ فِي سَاحَةِ الْقَرْيَةِ لِلْإِعْلَانِ عَنِ الْمِهْرَجَانِ الْقَادِمِ.

Tellal, köy meydanında yaklaşan festivali duyurmak için yüksek sesle bağırdı.

İlişkili Kelimeler