telsiz

كَانَ رِجَالُ الشُّرْطَةِ يُبَلِّغُونَ الْمَرْكَزَ عَبْرَ اللَّاسِلْكِيِّ فِي مَكَانِ الْحَادِثِ.

Polisler olay yerinde telsizle merkeze bilgi veriyorlardı.

طَلَبَ الْمُتَسَلِّقُونَ الْمُسَاعَدَةَ عَبْرَ جِهَازٍ لَاسِلْكِيٍّ مِنَ الْمُخَيَّمِ.

Dağcılar, kamp alanından telsizle yardım istediler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler