بَعْدَ الْعَشَاءِ، شَاهَدْنَا غُرُوبَ الشَّمْسِ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ.
Akşam yemeğinden sonra deniz kenarında gün batımını temaşa ettik.
بَعْدَ الْعَشَاءِ، شَاهَدْنَا غُرُوبَ الشَّمْسِ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ.
Akşam yemeğinden sonra deniz kenarında gün batımını temaşa ettik.
مَنْظَرُ الْمَدِينَةِ مِنْ هَذَا التَّلِّ جَمِيلٌ جِدّاً.
Bu tepeden şehrin temaşası çok güzel.
شَكَّلَتِ الْعُرُوضُ فِي الْمِهْرَجَانِ فُرْجَةً كَبِيرَةً.
Festivaldeki gösteriler, büyük bir temaşa oluşturdu.