نَبَّهَتْنِي أُمِّي أَنْ أَكُونَ حَذِراً عِنْدَمَا أَخْرُجُ.
Annem, dışarı çıkarken beni dikkatli olmam konusunda tembihledi.
نَبَّهَتْنِي أُمِّي أَنْ أَكُونَ حَذِراً عِنْدَمَا أَخْرُجُ.
Annem, dışarı çıkarken beni dikkatli olmam konusunda tembihledi.
أَوْصَى الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ بِاسْتِخْدَامِ أَدْوِيَتِهِ بِانْتِظَامٍ.
Doktor, hastayı ilaçlarını düzenli kullanması konusunda tembihledi.
حَذَّرَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ مِنَ الْغِشِّ فِي الِامْتِحَانِ.
Öğretmen, öğrencileri sınavda kopya çekmemeleri konusunda tembihledi.