هَذَا القَرَارُ يَعْنِي تَغْيِيرًا أَسَاسِيًّا لِمُسْتَقْبَلِ الشَّرِكَةِ، لِذَلِكَ فَهُوَ مُهِمٌّ.
Bu karar, şirketin geleceği için temelli bir değişiklik anlamına geliyor, bu yüzden önemli.
هَذَا القَرَارُ يَعْنِي تَغْيِيرًا أَسَاسِيًّا لِمُسْتَقْبَلِ الشَّرِكَةِ، لِذَلِكَ فَهُوَ مُهِمٌّ.
Bu karar, şirketin geleceği için temelli bir değişiklik anlamına geliyor, bu yüzden önemli.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِيجَادِ حَلٍّ جَذْرِيٍّ لِحَلِّ الْمَشَاكِلِ، لِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ نَعْمَلَ.
Sorunları çözmek için temelli bir çözüm bulmamız gerekiyor, bu yüzden çalışmalıyız.
يَجِبُ أَنْ تَكُونَ هَذِهِ الْعَلَاقَةُ عَلَاقَةً دَائِمَةً، لِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ نَكُونَ صَادِقِينَ.
Bu ilişki temelli bir ilişki olmalı, bu yüzden dürüst olmalıyız.
قَائِمٌ عَلَى