أَصْبَحَ التَّمَوُّجُ فِي الْبَحْرِ أَكْثَرَ وُضُوحًا مَعَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.
Denizdeki temevvüç, güneşin batışıyla birlikte daha da belirginleşti.
أَصْبَحَ التَّمَوُّجُ فِي الْبَحْرِ أَكْثَرَ وُضُوحًا مَعَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.
Denizdeki temevvüç, güneşin batışıyla birlikte daha da belirginleşti.
أَثَارَتِ التَّذَبْذُبَاتُ فِي الِاقْتِصَادِ قَلَقَ الْمُسْتَثْمِرِينَ.
Ekonomideki temevvüçler, yatırımcıları tedirgin etti.