تَنَاقَضَ — يَتَنَاقَضُ · تَنَاقُض
تناقض بين ما قاله وما فعله.
Söyledikleriyle yaptıkları arasında tenakuza düştü.
تناقض بين ما قاله وما فعله.
Söyledikleriyle yaptıkları arasında tenakuza düştü.
وقع في تناقض دون قصد أثناء تصريحاته.
Açıklamaları sırasında farkında olmadan tenakuza düştü.
تعارض الشاهدان بتقديم أقوال مختلفة حول الحادث.
İki şahit, olayla ilgili farklı ifadeler vererek tenakuza düştüler.