حَاوَلْتُ الِاسْتِرْخَاءَ بِأَخْذِ نَفَسٍ عَمِيقٍ.
Derin bir teneffüs alarak rahatlamaya çalıştım.
حَاوَلْتُ الِاسْتِرْخَاءَ بِأَخْذِ نَفَسٍ عَمِيقٍ.
Derin bir teneffüs alarak rahatlamaya çalıştım.
خَرَجَ الطُّلَّابُ إِلَى الْحَدِيقَةِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ.
Öğrenciler teneffüste bahçeye çıktılar.
اسْتِنْشَاقُ الْهَوَاءِ النَّقِيِّ مُهِمٌّ لِصِحَّتِنَا.
Temiz hava teneffüs etmek sağlığımız için önemlidir.