tenis

أُحِبُّ لَعِبَ التِّنِسِ مَعَ أَصْدِقَائِي فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ، إِنَّهُ مُمْتِعٌ وَأُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ أَيْضًا.

Hafta sonları arkadaşlarımla tenis oynamayı çok seviyorum, hem eğlenceli hem de spor yapıyorum.

يَتَنَافَسُ لَاعِبُو كُرَةِ الْمِضْرَبِ الْمُحْتَرِفُونَ لِلْفَوْزِ بِجَوَائِزَ كَبِيرَةٍ فِي الْبُطُولَاتِ.

Profesyonel tenis oyuncuları, turnuvalarda büyük ödüller kazanmak için yarışıyorlar.

İlişkili Kelimeler