tepinmek

كَانَ الْأَطْفَالُ يَدُوسُونَ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْفَرَحِ.

Çocuklar sevinçten yerde tepiniyorlardı.

بَدَأَ الْحِصَانُ يَرْفُسُ لِأَنَّهُ أَصْبَحَ نَزِقًا.

At huysuzlandığı için tepinmeye başladı.