terazilemek

اسْتَخْدَمَ الْحِرَفِيُّونَ مِيزَانَ الْمَاءِ لِمُوَازَنَةِ الْجِدَارِ، وَكَانَ ذَلِكَ مُهِمًّا جِدًّا.

Ustalar, duvarı terazilemek için su terazisi kullandılar, bu çok önemliydi.

لَقَدْ كَافَحَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ لِتَسْوِيَةِ الْأَرْضِيَّةِ، وَكَانَ ذَلِكَ شَاقًّا.

İnşaat işçileri zemini terazilemek için çok uğraştılar, bu zahmetliydi.

İlişkili Kelimeler