الطِّفْلُ الْمُؤَدَّبُ يَحْتَرِمُ كِبَارَهُ، هَذَا مُهِمٌّ جِدًّا.
Terbiyeli bir çocuk, büyüklerine saygılı davranır, bu çok önemlidir.
الطِّفْلُ الْمُؤَدَّبُ يَحْتَرِمُ كِبَارَهُ، هَذَا مُهِمٌّ جِدًّا.
Terbiyeli bir çocuk, büyüklerine saygılı davranır, bu çok önemlidir.
النَّاسُ الْمُهَذَّبُونَ يَحْظَوْنَ دَائِمًا بِالِاحْتِرَامِ فِي الْمُجْتَمَعِ، هَذَا قَيِّمٌ.
Terbiyeli insanlar, toplumda her zaman saygı görürler, bu değerlidir.
اللَّحْمُ الْمُتَبَّلُ يُصْبِحُ أَكْثَرَ لَذَّةً، هَذَا مَعْرُوفٌ لِلْجَمِيعِ.
Terbiyeli et, daha lezzetli olur, bu herkes tarafından bilinir.
حَسَن التَّرْبِيَة، حَسَن المَسْلَك، مُتَهَذِّب