أُفَضِّلُ الشَّايَ عَلَى الْقَهْوَةِ.
Ben kahve yerine çay tercih ederim.
أُفَضِّلُ الشَّايَ عَلَى الْقَهْوَةِ.
Ben kahve yerine çay tercih ederim.
آثَرَ سَعَادَةَ الْآخَرِينَ عَلَى سَعَادَتِهِ.
O, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğuna tercih etti.
أَيَّ فُسْتَانٍ تَخْتَارُ؟
Hangi elbiseyi tercih edersin?
رَجَّحَ، اِصْطَفَى، تَخَيَّرَ، اِنْتَقَى، اِسْتَحَبَّ، اِجْتَبَى