tesadüfen

رَأَيْتُهُ بِالصُّدْفَةِ فِي الْحَدِيقَةِ أَمْسِ، لَقَدْ تَفَاجَأْتُ جِدّاً.

Onu dün parkta tesadüfen gördüm, çok şaşırdım.

عَلِمْتُ بِهَذِهِ الْمَعْلُومَةِ عَرَضًا، لَمْ يُخْبِرْنِي بِهَا أَحَدٌ.

Bu bilgiyi tesadüfen öğrendim, kimse bana söylemedi.

كُنَّا نُقِيمُ فِي نَفْسِ الْفُنْدُقِ اتِّفَاقًا، كَانَ هَذَا مُثِيرًا لِلِاهْتِمَامِ لِلْغَايَةِ.

Tesadüfen aynı otelde kalıyorduk, bu çok ilginçti.

İlişkili Kelimeler