test etmek

عَمِلَ المُهَنْدِسُونَ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ لِاخْتِبَارِ المُحَرِّكِ الجَدِيدِ فِي ظُرُوفٍ مُخْتَلِفَةٍ.

Mühendisler, yeni motoru farklı koşullarda test etmek için uzun süre çalıştılar.

جَرَّبْتُ أَوَّلاً كَمِّيَّةً صَغِيرَةً لِاخْتِبَارِ وَصْفَةٍ جَدِيدَةٍ.

Yeni bir tarif denemek için önce küçük bir porsiyon test ettim.

أَجْرَى الطَّبِيبُ فُحُوصَاتٍ مُخْتَلِفَةً لِاخْتِبَارِ الصِّحَّةِ العَامَّةِ لِلْمَرِيضِ.

Doktor, hastanın genel sağlığını test etmek için çeşitli testler yaptı.

İlişkili Kelimeler