هُنَاكَ تَوَافُقٌ تَامٌّ فِي خُطَطِنَا، كُلُّ شَيْءٍ سَيَسِيرُ عَلَى مَا يُرَامُ.
Planlarımızda tam bir tevafuk var, her şey yolunda gidecek.
هُنَاكَ تَوَافُقٌ تَامٌّ فِي خُطَطِنَا، كُلُّ شَيْءٍ سَيَسِيرُ عَلَى مَا يُرَامُ.
Planlarımızda tam bir tevafuk var, her şey yolunda gidecek.
إِنَّهُ لَصُدْفَةٌ كَبِيرَةٌ أَنْ نَلْتَقِيَ بَعْدَ كُلِّ هَذِهِ السَّنَوَاتِ.
Bu kadar yıl sonra karşılaşmamız büyük bir tevafuk.