tevbih

تَمَّ تَوْبِيخُهُ مِنْ قِبَلِ مُدِيرِهِ بِسَبَبِ الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.

Yaptığı hatadan dolayı müdürü tarafından tevbih edildi.

انْتَقَدَهُ بِكَلِمَاتٍ مَلِيئَةٍ بِاللَّوْمِ.

Tevbih dolu sözlerle onu eleştirdi.

قَرَعَ الْمُعَلِّمُ الطَّالِبَ لِعَدَمِ دِرَاسَتِهِ.

Öğretmen, öğrencisini ders çalışmadığı için tevbih etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler