tevellütlü

أَنَا مُعَلِّمٌ مِنْ مَوَالِيدِ عَامِ 1985، وَأُمَارِسُ هَذِهِ الْمِهْنَةَ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Ben 1985 tevellütlü bir öğretmenim, uzun yıllardır bu mesleği yapıyorum.

صَدِيقِي مَوْلُودٌ فِي أَنْقَرَةَ، لَكِنَّهُ يَعِيشُ فِي إِسْطَنْبُولَ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ، لِذَلِكَ يَبْدُو كَأَنَّهُ مِنْ إِسْطَنْبُولَ.

Arkadaşım Ankara tevellütlü, ama uzun zamandır İstanbul'da yaşıyor, bu yüzden İstanbullu gibi.

İlişkili Kelimeler