tevzi

تَمَّ تَوْزِيعُ الْمُسَاعَدَاتِ عَلَى الْمُحْتَاجِينَ بِشَكْلٍ عَادِلٍ.

Yardımlar, ihtiyaç sahiplerine adil bir şekilde tevzi edildi.

تَقْسِيم — تَقَاسِيم

تَمَّ تَقْسِيمُ الْمِيرَاثِ بِمُشَارَكَةِ جَمِيعِ الْوَرَثَةِ.

Mirasın tevzi edilmesi, tüm varislerin katılımıyla gerçekleşti.

تَمَّ تَخْصِيصُ المِيزَانِيَّةِ وِفْقًا لِلْأَوْلَوِيَّاتِ.

Bütçenin tevzi edilmesi, önceliklere göre yapıldı.