كَانَ الْجُنْدِيُّ الْمُسَرَّحُ يَعِيشُ فَرْحَةَ التَّسْرِيحِ.
Tezkereci asker, terhis olmanın sevincini yaşıyordu.
كَانَ الْجُنْدِيُّ الْمُسَرَّحُ يَعِيشُ فَرْحَةَ التَّسْرِيحِ.
Tezkereci asker, terhis olmanın sevincini yaşıyordu.
كَانَ الْجُنْدِيُّ الْمُسَرَّحُ يَنْتَظِرُ بِفَارِغِ الصَّبْرِ لَمَّ شَمْلِهِ مَعَ عَائِلَتِهِ.
Tezkereci, ailesine kavuşmak için sabırsızlanıyordu.