tiksindirici

Anlamlar

رائحة هذا الطعام مثيرة للاشمئزاز حقا.

Bu yemek kokusu gerçekten tiksindirici.

كان المنظر في مكان الحادث مقرفا.

Olay yerindeki manzara tiksindiriciydi.

هذه السلوكيات بغيضة وغير مقبولة.

Bu davranışlar tiksindirici ve kabul edilemez.

مشاهد العنف في هذا الفيلم منفرة للغاية.

Bu filmdeki şiddet sahneleri çok tiksindirici.

Eşdizimler