tipleştirmek

نَجَحَ الْكَاتِبُ فِي تَنْمِيطِ الشَّخْصِيَّاتِ فِي رِوَايَتِهِ، مِمَّا سَاعَدَ الْقَارِئَ عَلَى تَصَوُّرِهَا فِي ذِهْنِهِ.

Yazar, romanındaki karakterleri tipleştirerek okuyucunun zihninde canlandırmayı başardı.

عَادَةً مَا تَجْعَلُ هَذِهِ الْأَنْوَاعُ مِنَ الْأَفْلَامِ النِّسَاءَ نَمَطِيَّاتٍ كَرَبَّاتِ مَنْزِلٍ فَقَطْ.

Bu tür filmler, kadınları genellikle sadece ev hanımı olarak tipleştirir.

İlişkili Kelimeler