tolere

إِنَّ التَّسَامُحَ مَعَ الْآرَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ هُوَ أَسَاسُ الْمُجْتَمَعِ السَّلِيمِ.

Farklı görüşleri tolere etmek, sağlıklı bir toplumun temelidir.

مِنَ الصَّعْبِ حَقًّا تَحَمُّلُ كُلِّ هَذَا الضَّجِيجِ.

Bu kadar gürültüyü tolere etmek gerçekten çok zor.

حَاوَلْتُ أَنْ أَتَغَاضَى عَنْ أَخْطَائِكَ وَلَكِنْ هَذَا يَكْفِي الْآنَ.

Hatalarını tolere etmeye çalıştım ama artık yeter.

İlişkili Kelimeler