topallamak

اضْطُرَّ إِلَى الْعَرَجِ أَثْنَاءَ صُعُودِ الدَّرَجِ بِسَبَبِ الْإِصَابَةِ فِي رُكْبَتِهِ.

Dizindeki sakatlık yüzünden merdivenleri çıkarken topallamak zorunda kaldı.

بَدَأَتْ أَعْمَالُ الشَّرِكَةِ تَتَعَثَّرُ فِي الْأَشْهُرِ الْأَخِيرَةِ.

Şirketin işleri son aylarda topallamaya başladı.

İlişkili Kelimeler