toplantı

لَدَيْنَا اجْتِمَاعٌ مُهِمٌّ غَدًا صَبَاحًا فِي تَمَامِ السَّاعَةِ الْعَاشِرَةِ.

Yarın sabah saat onda önemli bir toplantımız var.

يَتِمُّ تَنْظِيمُ مُؤْتَمَرٍ عِلْمِيٍّ كَبِيرٍ فِي الْمَدِينَةِ فِي نِهَايَةِ هَذَا الْأُسْبُوعِ.

Bu hafta sonu şehirde büyük bir bilimsel toplantı düzenleniyor.

عَقَدَ مُدِيرُو الشَّرِكَةِ لِقَاءً لِمُنَاقَشَةِ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ.

Şirket yöneticileri, yeni projeyi görüşmek üzere bir toplantı yaptılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler