ذَهَبَ الطُّلَّابُ إِلَى السِّينِمَا بِشَكْلٍ جَمَاعِيٍّ مَعَ مُعَلِّمِيهِمْ.
Öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte topluca sinemaya gittiler.
ذَهَبَ الطُّلَّابُ إِلَى السِّينِمَا بِشَكْلٍ جَمَاعِيٍّ مَعَ مُعَلِّمِيهِمْ.
Öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte topluca sinemaya gittiler.
قَضَتِ الْعَائِلَةُ الْعِيدَ مُجْتَمِعَةً فِي مَنْزِلِ الْجَدَّةِ.
Aile, bayramda topluca büyükannenin evinde bir araya geldi.
تَحَرَّكَ الْقَرَوِيُّونَ مُتَّحِدِينَ لِحَلِّ مَشَاكِلِهِمْ.
Köylüler, sorunlarını çözmek için topluca hareket ettiler.
جَمِيعًا