topluluk

هَذَا الْمُجْتَمَعُ الصَّغِيرُ مُلْتَزِمٌ بِشِدَّةٍ بِتَقَالِيدِهِ.

Bu küçük topluluk, geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.

اجْتَمَعَتِ الْجَمَاعَةُ الْفَنِّيَّةُ لِمَعْرِضٍ جَدِيدٍ.

Sanat topluluğu, yeni bir sergi için bir araya geldi.

قَدَّمَ الْفَرِيقُ الْمُوسِيقِيُّ حَفْلَةً رَائِعَةً.

Müzik topluluğu, harika bir konser verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler