topuklu

أُحِبُّ ارْتِدَاءَ الْأَحْذِيَةِ ذَاتِ الْكَعْبِ لِأَنَّهَا تَجْعَلُنِي أَبْدُو أَطْوَلَ، وَهَذَا يُعْجِبُنِي.

Topuklu ayakkabılar giymeyi seviyorum çünkü beni daha uzun gösteriyor, bu hoşuma gidiyor.

ارْتَدَتْ حِذَاءً ذَا كَعْبٍ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ وَرَقَصَتْ طِوَالَ اللَّيْلِ، وَاسْتَمْتَعَتْ كَثِيرًا.

Düğünde topuklu bir ayakkabı giydi ve bütün gece dans etti, çok eğlendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler