نَطَحَ الثَّوْرُ الْبَابَ بِغَضَبٍ شَدِيدٍ.
Boğa, öfkeyle kapıya doğru tosladı.
نَطَحَ الثَّوْرُ الْبَابَ بِغَضَبٍ شَدِيدٍ.
Boğa, öfkeyle kapıya doğru tosladı.
صَدَمَتِ السَّيَّارَةُ الْحَائِطَ بِخِفَّةٍ أَثْنَاءَ الرَّكْنِ.
Araba, park ederken duvara hafifçe tosladı.
اصْطَدَمْتُ بِشَخْصٍ مَا بِإِهْمَالٍ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الطَّرِيقِ.
Yolda yürürken dikkatsizce birine tosladım.