trilyonluk

أَنْشَأَتِ الشَّرِكَةُ مَصْنَعًا جَدِيدًا بِاسْتِثْمَارٍ بِتِرِيلْيُونٍ.

Şirket, trilyonluk bir yatırım yaparak yeni bir fabrika kurdu.

حَطَّمَتِ اللَّوْحَةُ رَقْمًا قِيَاسِيًّا بِبَيْعِهَا بِسِعْرِ تِرِيلْيُونٍ.

Sanat eseri, trilyonluk bir fiyata satılarak rekor kırdı.