فِي الْأَتْرَاكِ الْقُدَمَاءِ، كَانَتِ الرَّايَةُ تُعْتَبَرُ رَمْزًا لِلْمَلَكِيَّةِ.
Eski Türklerde tuğ, hükümdarlık sembolü olarak kabul edilirdi.
فِي الْأَتْرَاكِ الْقُدَمَاءِ، كَانَتِ الرَّايَةُ تُعْتَبَرُ رَمْزًا لِلْمَلَكِيَّةِ.
Eski Türklerde tuğ, hükümdarlık sembolü olarak kabul edilirdi.
كَانَ السَّلَاطِينُ الْعُثْمَانِيُّونَ يَأْخُذُونَ أَعْلَامَهُمْ مَعَهُمْ عِنْدَمَا يَذْهَبُونَ فِي حَمَلَاتٍ.
Osmanlı padişahları sefere çıktıklarında tuğları da yanlarında götürürlerdi.