tur atmak

تَجَوَّلْنَا فِي الْمَدِينَةِ بَعْدَ الْعَشَاءِ.

Akşam yemeğinden sonra şehirde tur attık.

دَارَتِ السَّيَّارَةُ عِدَّةَ دَوْرَاتٍ فِي الْمَيْدَانِ.

Araba meydanda birkaç tur attı.

طَافُوا فِي الْمَلْعَبِ بَعْدَ فَوْزِهِمْ بِالْبُطُولَةِ.

Şampiyon olduktan sonra sahada tur attılar.

İlişkili Kelimeler