سَيَقُومُ الْمُغَنِّي الشَّهِيرُ بِجَوْلَةٍ لِأَلْبُومِهِ الْجَدِيدِ.
Ünlü şarkıcı yeni albümü için turneye çıkacak.
سَيَقُومُ الْمُغَنِّي الشَّهِيرُ بِجَوْلَةٍ لِأَلْبُومِهِ الْجَدِيدِ.
Ünlü şarkıcı yeni albümü için turneye çıkacak.
ذَهَبَ فَرِيقُ الْمَسْرَحِ فِي جَوْلَةٍ فَنِّيَّةٍ لِتَقْدِيمِ عُرُوضٍ فِي مُدُنٍ مُخْتَلِفَةٍ.
Tiyatro ekibi, farklı şehirlerde gösteri yapmak için turneye çıktı.