tutarsızlık

إِنَّ عَدَمَ الِاتِّسَاقِ فِي التَّقَارِيرِ يَلْفِتُ الِانْتِبَاهَ وَيَتَطَلَّبُ التَّصْحِيحَ.

Raporlardaki tutarsızlıklar dikkat çekiyor ve düzeltilmesi gerekiyor.

التَّضَارُبُ فِي سِيَاسَاتِ الشَّرِكَةِ يُسَبِّبُ اضْطِرَابًا بَيْنَ الْمُوَظَّفِينَ.

Şirketin politikalarındaki tutarsızlıklar çalışanlar arasında huzursuzluğa neden oluyor.

التَّنَاقُضُ فِي الْبَيَانَاتِ يُثِيرُ الشُّكُوكَ حَوْلَ مِصْدَاقِيَّةِ الْبَحْثِ.

Verilerdeki tutarsızlık, araştırmanın güvenilirliğini sorgulatıyor.

Eşdizimler