uçarı

إِنَّهُ شَابٌّ مُتَهَوِّرٌ جِدًّا، لَا يَهْتَمُّ بِأَيِّ شَيْءٍ.

O çok uçarı bir genç, hiçbir şeyi umursamıyor.

بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ الطَّائِشَةِ، يَقَعُ فِي الْمَشَاكِلِ بِاسْتِمْرَارٍ.

Uçarı davranışları yüzünden sürekli başı derde giriyor.

İlişkili Kelimeler