uçlu

كَانَ الطِّفْلُ يَرْسُمُ صُوَرًا فِي دَفْتَرِهِ بِقَلَمِهِ الْمُدَبَّبِ.

Çocuk, uçlu kalemiyle defterine resimler çiziyordu.

هَذَا الْبُرْغِيُّ ذُو الرَّأْسِ سَيُثَبِّتُ الْخَشَبَ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.

Bu uçlu vida, tahtayı daha iyi tutacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler