الرَّسْمُ هُوَ أَحَدُ هِوَايَاتِهِ الْمُفَضَّلَةِ وَيُشْعِرُهُ بِتَحَسُّنٍ كَبِيرٍ.
Resim yapmak, onun en sevdiği uğraşlarından biridir ve ona çok iyi geliyor.
الرَّسْمُ هُوَ أَحَدُ هِوَايَاتِهِ الْمُفَضَّلَةِ وَيُشْعِرُهُ بِتَحَسُّنٍ كَبِيرٍ.
Resim yapmak, onun en sevdiği uğraşlarından biridir ve ona çok iyi geliyor.
أَصْبَحَ الِاهْتِمَامُ بِالْحَدِيقَةِ أَكْبَرَ شُغْلِي بَعْدَ التَّقَاعُدِ.
Bahçeyle ilgilenmek, emekli olduktan sonra en büyük uğraşım oldu.
الْقِرَاءَةُ تَسْلِيَةٌ مُفِيدَةٌ فِي أَوْقَاتِ الْفَرَاغِ.
Okumak boş zamanlarda faydalı bir uğraştır.
إِنْشِغَال، تَشَاغُل